inci's profile,.-~*´¨¯¨`*·~-.¸-(у@яıη∂...PhotosBlogNetwork Tools Help

                               

,.-~*´¨¯¨`*·~-.¸-(у@яıη∂@η ѕσηя@)-,.-~*´¨¯¨`*·~-.¸


inci korkmaz


Photo 1 of 22
June 20

.

 

 

 

 

 

June 08

güzel ßen qidemiyoRum...seN qit i$te !

 
 
ßuqün saNa yaßanCıyım yüReqim
dü$üNmeden dökmek istiyoRum iÇimdekiLeri
ßeLki ßiRaz kırıL istiyoRum ßana
ßiraz üzüL
ßiraz anLa
vazqeÇ istiyoRum
HayaLLerden
KimßiLiR
ßeLki de ßenden...
saÇmaLamak istiyoRum aLaßiLdiqine
ßaqıRmak, duRup dururken
qüLmek, nedeNsizCe
Tersine ya$amak istiyoRum hayatı
anLa i$te
saÇma Ne vaRsa yapmak istiyoRum keNdimCe
ve seNde saÇmaLa istiyorum aCımasızca
ßeLki de...
qeLi$i qüzeL aqLamak istiyoRum saNa
heR ßir damLa da ßensizLiqe aLı$ istiyoRum
aLı$ ki koLay oLsun qitmek
Can yakmadaN
hiÇßir qidi$, aCısız qitmez
qideRse "o" qitmek oLmaz...
ama seN qit
ve öyLe ßir qit ki
heR adımda, seNden deqiL kendimdeN vazqeÇtiqimi hissettir aCıyLa...
yüReqim sözün özü;
vazqeÇ, saÇmaLa ve qit istiyoRum izinsizce...!

 ßen qidemiyoRum... seN qit i$te !

Demlensin Özlem...

 
 
Demlensin Özlem

Demlemeye bırakmalı bazen,
Bulanan manaları-zamanın ocağında
Ateşi de kısmalı…Fazlası acıtıyor aşkları

Yeminleri de sevmem tövbeleri de
Söz ağızdan net çıkmalı-sığınmaz insan
Zayıf değilse duyguları, antlara- isyanlara
Sonuna dek yüreğinin ardında olmalı
Geçer sanmak, kandırmaktır kendini
İz bırakır -an be an- durmaz özlemin kalemi
Çizer gözlerini, ellerini, dilini…
Ağlatır, kanatır, söyletir…

Yazarsın, uzanamayan kolların yerine
İçinde bir yer hep bilir-kimi kez-
Sevgiliye, kelimelerle gidilir
Can da anlar halden-canan da
Sevgi bitmez yaşanmışsa-sadece-bekletilir

Az bırak zamanın ocağına
Demlensin özlem…

Şimdi dillerim lâl ve ömür boyu susuyorum...!!!

 
 
 
Bir gül yaprağı gibi yaşam ayaklar altında
Nereye baksan hüzün konar gözlerine
Yıllardır ki ırmağı yaralı canevinin
Akıp gider sancıyarak mevsimlere
Çekilir bir köşeye seyredersin sessizce
Ay küs, kayıp iz sürdüğün samanyolu
Güneş de doğmuyor yüreğine artık
Yüz üstü bırakıp gitti gecelerde yıldızlar
Ah! nereye baksan tül kanaması ince sızılar
Kör karanlıklardasın ey kalbim...

Uçurumlar kadar derin ve yalnız
Günahkârsın ey kalbim, günahkar
Bütün mevsimleri sevmekten suçlusun
Bütün insanları sevmekten
Sevmelerin ki, kıyametten beter
Anlaki affetmiyor hayat yüreğiyle oynayanı
Bir elinde ölüm fermanı...
 

Bir elinde aşk
Aşk ki, ürktüğün mavi bir kuş
Üşür durur pencerende her sabah

Vuruldun, vuruldun işte ey kalbim
Sevda bir yana düştü, hüzün bir yana
Hayatın keyfi kendine, efkârı sana kaldı
Ay kanaması
İnce bir ışığın kavşağında
Üşüyen bir serçe titremesi şimdi
Yaralı yalnızlığın
İncitir durur bakışlarındaki ince hüznü
Öyle kırılgan öyle ürkek
Sen ki, kocaman sevdaların büyüsü
Dikbaşlı yamaçların örtüsüydün
Dayan haydi yıkılma
Ömürsüzde olsa bir gelinciğin sevinci
Savrulup gitsede uçurumdan uçuruma
Yine de ısıtabilir yaprağını bir avuç mavi
Bir sarmaşık ısrarıyla tutunup yaşama.
Aldırma yürü,
Kendine sakla gece karası hüznünü
Kendine sakla yaralarını ey kalbim
Kimse bilmesin...

 

 


 


 

İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir,
paydası da kendisini ne zannettigini,payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.
 
 

May 22

gι∂ιуσяυм...

 
 
Gidiyorum…

Ne kadar avunulur ki hayallerle? Hayalinle… Yoksun
işte,gitmişsin,tüketmiş, tükenmişsin…
Ne demem gerek bilmiyorum.Ne dememi bekliyorsan onu say, onu söyle, onu dinle kendinden…
Artık kandıramıyorum kendimi, kendime yalan söylemek olmuyor artık,inanmıyor çocuk yanım ”üşüdüm” diyor ha bire
(Bilirsin kolay değil alışmak ve bilirsin farklıydı senin iklimin, sıcacıktı…)
Biliyor musun kirlenmeye başladı içimdeki çocuk, artık saf değil, artık inatçı, artık hoyrat, hırpalamaya başladı beni ve sorgulamaya…Büyüyor o çocuk ve dinlemiyor artık beni.Önceden yaralarından
tutardım,acırdı yaraları ve susardı …Şimdi nasır bağlamış yaraları, acımıyor.
O yüzden galiba beni dinlememesi…
Ne yapacağım?
Bilmiyorum doğrusu, ne yapılır ki?
Kanarım bir süre , sen benim her dem kanamaya müsait olduğumu da bilirsin, hani sızar ya inceden ince…Bir taş bağlayacağım yüreğine içimdeki çocuğun (öyle karar verdim) ve atacağım yokluğundan aşağı,öldüreceğim…
artık ateş böcekleri ile kandıramıyorum yıldız diye
keşke yıldızlarını bıraksaydın gecelerimde.

İkimiz, buluşmuştuk bir yerinde zamanın.
Sen çekip gittin,ben kaldım yangınlar ortasında…Şimdi yığıyorum ne hayâlim varsa ateşe atıyorum…
Ve bende gidiyorum sahipsiz kalsın zaman.
Evet
Gidiyorum...
İçimdeki cam kırığı suskunluğunu bırakıp avucuna…
Hoş kal,
Hoşça kal…

 
March 05

вιя ∂ιℓєк тυттυм...

 



Bir yıldız kaydı
Dilek tuttum
Yaşamak…
Şehre yağmur yağıyor,caddeler kuru gözlerim ıslak…
Eski bir hikayesi var bu kentin,
Sesimin ayak izlerini takip ediyor…
Issızlıktan başka yere varamıyorum.
Tutuklanmış sözleri var bu kentin,
Satırlarında yürüyor…
Üzeri çizilmiş cümlelerin ötesine gidemiyorum.
Terk edeli çok olmuş bu kenti,
Çocuklar oynamıyor artık sokaklarda
Gölgelerde ayak izleri,onlarda kaybolmasın diye parmak ucunda yürüyor insanlar
Vedası unutulmuş bir hayat var burada…
El sallıyor köşeden yalnızlık,bir şehir unutmamış o suretleri,
fırtınalarını hepsi (s)aklında,söyleyecek bir yer olsa söylerdi belki?
Soran oldu mu bunları?
Kim bilebilir iç savaşları,kim görebilir kim dokunabilir...?


 


Denizi yok ki akıtsın göz yaşlarını,dilini unutmuş insanlar
İnsanlar anlaşamıyorlar…
Konuşamıyor,dinleyemiyorlar…
Anlatacak çok şey var ama konuşan insanlar yok..
Susturulmuş
Sürdürülmiş
Küstürülmüş…
Yıldızlar hala parlak...
Onlar terk etmedi bu kenti
Bir yerlerde dilek tutabilecek insanların varlığına inanan yıldızlar kaymaya devam ediyor.
Bir dilek bir gerçek
Bir gerçek bir insan
Bir insan bir hayat
Ve bir hayat bu kenti yaşatacak…
Yıldızlar hala parlak...
Sesine hayat değmiş bir yürek bu kendi inşa edecek,
Biliyorum ışıklar tekrar aydınlatacak
Çünkü yıldızlar hala parlak…

Bir yıldız kaylı
Dilek tuttum
Yaşamak…


Şehre yağmur yağıyor,caddeler kuru gözlerim ıslak…

March 02

.

 

кєη∂ιηє ιуι вαк...

 



Kendine iyi bak bir veda değil ELVEDA cümlesidir çoğu zaman
O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde
Kendine iyi bak çünkü bundan sonra ben yanında olmıycam, olamıycam
İstesemde istemesemde.



Sevdim bir zamanlar seni, hala da seviyorum
Ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum
Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum
Kendine iyi bak çünkü
Bundan sonra kendinden başkası olmıycak yanında sana bakıcak
Kendine iyi bak ve beni düşünme
Çünkü bende seni düşünmiycem artık
Arama sakın beni, yazma
Çünkü ben yazmıycam
Sil beni yüreğinden
Çünkü ben silicem
Fakat yaşanılan paylaşılan güzel şeyler hatırına
Sana yürekten mutluluklar diliyorum
Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum



Kendine iyi bak
Aramızda geçen her şeye rağmen
Benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim
Aslında bilmem çok önemli değil
İyi olduğunu varsayıcam
Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum
Seni kendinle baş başa yapayalnız bırakıyorum
Biliyorum kendini bırakıcaksın benden sonra
O yüzden iyi bak diyorum
Aslına bakarsan çokta fazla umursamıyorum
Kendine iyi bak derler ve giderler...
Tutkuyla sevenler bazen birden fazla söylerler
Çünkü onları ayırmak eti tırnaktan ayırmak gibidir
Kolay kolay kopamaz onlar
Süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır
Her seferinde azalan umutlarla geri döner,
Ve yine kendine iyi bak gözleriyle ayrılırlar
Ta ki umutta, sevgide tükeninceye kadar
Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar



Tutkunun ötesinde sevenler
Bir kez kendine iyi bak derler ve giderler
Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler
Kendine iyi bak derler ve giderler...
Bu sözlerin içinde ihanet yok
Hiçbir zaman olamaz derler ve giderler
En büyük ihanet değimlidir aslında
Seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek!
Kendine iyi bak derler ve giderler
Seni suskunluğa mahküm edip giderler
Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler
Seni senden alıp giderler
Daha kötüsü suçlayamazsın onları bunun için
Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet
Suçlatmaz kendini
Savaşmadıkları için kızarsın, ama suçlayamazsın
Savaşmışlarsa yenildikleri için kızarsın, yine suçlayamazsın
Yenildiğin için kızarsın, yine suçlayamazsın
Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni...



Kendine iyi bak derler ve giderler...
Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler
Bir tek anıları bırakırlar geride
Bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nameler



Arkalarına bakmadan çekip giderler
Eğer yalnız kalmışsan
Çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler
Her şey o saniye orada bitsin kapansın bu sayfa isterler
Bitti diyemedikleri için kendine iyi bak derler
Kırıldım ve affedemiyorum diyemedikleri için
Kendine iyi bak derler...
Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkarıcam
Ama bilgi hiç unutmıycam diyemedikleri için
Kendine iyi bak derler
Biliyorum çok kanıycaksın ama daha iyisini yapamıyorum
Diyemedikleri için kendine iyi bak derler
Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler
Çünkü o kan uzun süre akıcaktır ve o yara asla kapanmıycaktır
Bilirler...
Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman
Kendine iyi bak deme bana
Sadece kötülükler noktalansın isterim ben
Oysa sen iyisin
Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm,
Sen içimdeki sevinçsin
Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı,
Sen hayatımdaki neşesin
Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım,
Sen gönül yoladaşım, sen bitanesin
Kendine iyi bak deme bana, nokta koyma
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler
Keşke affedebilsen beni
Keşke bende affedebilsem
Keşke döndürebilsek zamanı geriye
Nafile
Ama yinede gitmesen olmaz mı?
Bitmesek olmaz mı?
Sen eksikken ben nasıl tam olurum?
Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum?
Savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı?
Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı?
Hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi?
Hani sevgi eninde sonunda kazanırdı?
Hani hayatta hiç kirlenmiycek değerler vardı?
Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı?
Bunların hepsi yalan mı?
Sahiden gitmesen olmaz mı?
Bitmesek olmaz mı?

Peki o zaman senin istediğin gibi olsun
Öyleyse
SENDE KENDİNE İYİ BAK...